Geçmişini Bırakamayan İnsanlar
Sürekli güçlü görünmeye çalışmak, her zaman güçlü olmanın değil; incinmekten kaçınmanın bir yolu olabilir.
Bazı insanlar ne yaşarsa yaşasın duygularını belli etmez. Yardım istemekten kaçınır, kırıldığını göstermez ve her sorunu tek başına çözmeye çalışır. Dışarıdan bakıldığında bu duruş güçlü, kararlı ve dayanıklı olarak değerlendirilebilir. Ancak her zaman görünen ile davranışı oluşturan neden aynı değildir.
Bazı kişiler için güçlü görünmek bir kişilik özelliğinden çok, yıllar içinde gelişmiş bir savunma biçimidir. Geçmişte duygularını ifade ettiğinde küçümsenen, eleştirilen, reddedilen ya da yalnız bırakılan biri, zamanla duygularını saklamanın daha güvenli olduğuna inanabilir. Böylece zihin, "Zayıflığımı gösterirsem zarar görürüm." şeklinde bir kural oluşturabilir.
Bu kural başlangıçta kişiyi korumuş olabilir. Ancak yetişkinlikte aynı kural, insanlarla gerçek yakınlık kurmanın önünde görünmez bir engel hâline gelebilir. Çünkü insanlar yalnızca güçlü yanlarını paylaşan biriyle değil, gerektiğinde duygularını da güvenle ifade edebilen biriyle derin bağ kurabilir.
Burada gözden kaçan nokta şudur: Duygularını bastırmak, onları ortadan kaldırmaz. Yalnızca görünmez hâle getirir. Bastırılan duygular ise zamanla öfke, tükenmişlik, yalnızlık ya da duygusal uzaklaşma olarak ortaya çıkabilir.
Farkındalık, kişinin kendisine şu soruyu sormasıyla başlar:
"Gerçekten güçlü olduğum için mi duygularımı göstermiyorum, yoksa incinmekten korktuğum için mi?"
Bu sorunun cevabı, davranışın arkasındaki mekanizmayı görünür kılar. Çünkü gerçek güç, hiçbir zaman kırılmamak değildir. Gerçek güç; kırılabileceğini bilmesine rağmen, gerektiğinde duygularını dürüstçe ifade edebilmek ve bununla başa çıkabilecek psikolojik esnekliğe sahip olmaktır.
Öz farkındalık, güçlü görünme ihtiyacının altında yatan korkuları görebilmektir. Kişi kendisini korumak için ördüğü duvarları fark ettiğinde, o duvarların sadece acıyı değil; sevgiyi, güveni ve yakınlığı da dışarıda bıraktığını anlamaya başlar. Gerçek değişim de tam bu fark edişle başlar.