İnsan Neden Affedemez!
Birini affedememek, çoğu zaman geçmişi geride bırakmakta değil; ona bağlı kalmakta zorlanmaktır.
İnsan kendisini derinden inciten birini affedemediğinde, bunu çoğu zaman yaşanan haksızlığın büyüklüğüyle açıklar. Yaşananlar unutulmaz, öfke canlı kalır ve olay zihinde tekrar tekrar canlanır. Bu nedenle birçok kişi affetmenin, yapılanı kabul etmek ya da haklı bulmak anlamına geldiğini düşünür.
Oysa psikolojik açıdan affetmek ile yapılan davranışı onaylamak aynı şey değildir.
İnsan zihni, yoğun duygularla yaşanan olayları kolayca geride bırakamaz. Özellikle ihanet, terk edilme, aşağılanma veya haksızlığa uğrama gibi deneyimler, yalnızca olayı değil; o olay sırasında hissedilen duyguları da hafızada canlı tutabilir. Bu nedenle kişi, olay geçmişte kalmış olsa bile aynı öfkeyi, aynı kırgınlığı ve aynı acıyı bugün de yaşayabilir.
Ancak burada gözden kaçan önemli bir nokta vardır: Affedememek, çoğu zaman karşı tarafa zarar vermez; yaşanan olayın kişinin bugünkü yaşamı üzerindeki etkisini sürdürmesine neden olur. Çünkü zihnin sürekli geçmişe dönmesi, yaşanan olayın psikolojik yükünü bugüne taşımaya devam eder.
Farkındalık, kişinin kendisine şu soruyu sormasıyla başlar:
"Bugün beni en çok yaralayan şey, geçmişte yaşanan olay mı; yoksa o olayın hâlâ bugünkü yaşamımı yönetiyor olması mı?"
Bu soru, dikkati karşı taraftan kişinin kendi içsel sürecine yöneltir. Çünkü affetmek, yaşananları unutmak değildir. Affetmek, geçmişte yaşanan bir olayın bugünkü düşüncelerini, duygularını ve seçimlerini yönetmesine son vermektir.
Öz farkındalık, affedemediğin kişinin değil; affedemediğin duygunun seni nasıl etkilediğini görebilmektir. İnsan geçmişi değiştiremez; ancak geçmişin yükünü taşımaya devam edip etmeyeceğine karar verebilir. Gerçek değişim, geçmişin esiri olmaktan vazgeçtiğinde başlar.