🎼 Eser Künyesi
Şarkı İsmi: Gölge Oyunu
Söz & Vokal & Yorum: Cengiz Akdora
Müzik & Beste: Cengiz Akdora & Al
Kreatif Direktör: Cengiz Akdora
Tür: Slow Pop / Rap / Hip-Hop / Duygusal Türkçe Şarkı / Live
Cinematography: Pavel Danilyuk
İletişim / İş Birliği: bilgimesaj@gmail.com
🎧 Kulaklıkla dinlemeniz şiddetle tavsiye edilir.
Şarkı Sözü:
Yarım kalmış bir sevgiyle avuttular bu ruhu,
Geçmişteki o evin sessizliği vurdu.
Ne zaman ağlasam bir sebep verdiler,
Ne zaman sustum, “işte o çocuk” dediler.
Ben dünyayı onların gözlerinden gördüm,
Karanlık gözleri gökyüzüm sandım.
Yıllar geçti, takvimler devrildi,
Aynı korkular başka yüzlere evrildi.
Aynı yaralar başka bedenlerde acı dolu aşk oldu,
Aynı hikâyeler brassy isimlerle yolumu vurdu.
Ben seni seçtiğimi sandığım o an,
Oysa referans sistemi arkadan kalbime karar vuran.
Bir gün durdum ve sordum aniden:
Aklımda konuşan bu ses kim gerçekten?
Sana olan aşkım mı, beni benden eden,
Yoksa yıllar önce kayıtlı olan cümleler mi,
Kalbimi söken derinden?
Zihnin içinde hep aynı düşünce döngüsü,
Her yeni aşk, geçmişten kalan bir gölge oyunu.
Geçmiş konuşur, sen bugün yaşıyorum sanırsın,
Zihin bir yol çizer, sen “kaderim” diyerek yanılırsın!
Bana “kendin ol” dediler, peki benliğimi kim yazdı?
Sana ilk tutulduğumda içime bu aşkı kim yaktı?
İlk sevgiyi kim tanımladı,
Bir çocuk nasıl çözer bu içindeki sırrı?
Dünyayı öğretilenlerle devralır, anlamaz oyunları,
Büyür ve karakteri sanır bu boyundurukları.
Soruyorum? İnsan neden yüz kişi arasından,
Gider de tam aynısını seçer, o kalabalık sokağından?
Neden her defasında aynı kalple, aynı yerden kırılır insan?
Neden “bir daha asla” dediği o yalana tekrar sarılır?
Çünkü hafıza geçmiş değil, bugünü kıran bir ayna!
Bu aşk bile geçmişten kalan bir yazılım, bir yanılsama!
Ben Cengiz Akdora, gör o ince farkındalık çizgisini!
Bugün attığın her adım, geçmişte yaşadıklarının bir fısıltısı.
Zihnin içinde hep aynı düşünce döngüsü,
Her yeni aşk, geçmişten kalan bir gölge oyunu!
Geçmiş konuşur, sen bugün yaşıyorum sanırsın,
Zihin bir yol çizer, sen “kaderim” diye yanılırsın!
Uyan artık, gerçeği anla fark et şimdi!
Ve bir an gelir, durur zaman...
Düşünce gelir fakat artık gülümsersin,
Aşk acısı artık senin için kahkaha sebebi olur.
Zihnine artık tek bir söz hakkı vermezsin.
Geçmiş hayatım, karşımda bir hayalet gibi dursa da,
Ben dönmem artık zihnimin yarattığı o döngüsel aşka.
İlk kez aramızda gözlemci, derin bir mesafe,
Ve o mesafede özünü hatırlayan bir ben var...
Belki de uyanmak...
Bana ait sandığım tüm o korkular...
Sana ait sandığım o sahte düşünceler...
Bizim sandığım o zorunlu seçimler...
“Beni ben yapan ve beni sana getiren şeylerin...
Hangisini gerçekten özgürce... KENDİM olarak seçtim?”