İnsan Davranış Döngülerinin Temel İşleyiş Mekanizmaları
Akademik Tez
Yazar: Cengiz Akdora
Temel Donanım Modeline Dayalı İnceleme
Travma Merkezli Yaklaşımların Ötesinde Sistemin Okuması
Bu çalışma, insan davranışındaki tekrar eden ilişki örüntülerini, şiddet döngülerini ve sınır ihlallerini, travma merkezli açıklamaların ötesinde, yapısal bir sistem modeliyle ele almayı amaçlamaktadır. Geleneksel psikolojik yaklaşımlar, bireyin yaşantısal geçmişini ve özellikle travmatik deneyimlerini davranışın temel belirleyicisi olarak konumlandırırken, bu tez, davranışın belirleyici unsurunun yaşantıların kendisi değil, bu yaşantıların işlendiği temel donanım modüllerinin erişilebilirliği olduğunu ileri sürmektedir.
Çalışmada, insan biyolojisinin kusurlu ya da kırılgan bir yapı olmadığı; aksine işlevsel, ancak belirli koşullarda yanlış modda çalışan bir sistem olduğu varsayımı benimsenmiştir. Bu çerçevede altı temel donanım modülü tanımlanmış; bu modüllerin bastırılması, aktivasyonu ve çöküş sıraları incelenmiştir. Tez, özellikle travma yaşamamış bireylerin de benzer döngülere girebilmesini açıklayarak, mevcut literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Giriş:
İnsan davranışını açıklamaya yönelik çağdaş psikolojik modellerin büyük bölümü, bireyin erken dönem yaşantılarını, aile dinamiklerini ve travmatik deneyimlerini merkeze alır. Bu yaklaşımlar, bireyin mevcut davranış örüntülerini geçmişte yaşanmış olayların doğrudan sonucu olarak ele alır. Ancak bu açıklama biçimi, davranışın neden bazı bireylerde kalıcı ve tekrarlayıcı hale geldiğini, bazılarında ise aynı koşullara rağmen farklı yönlerde geliştiğini yeterince açıklayamamaktadır.
Bu çalışma, insan davranışını yalnızca yaşantıların birikimi olarak değil, işlevsel bir sistemin çıktısı olarak ele alır. Temel varsayım şudur: İnsan davranışındaki süreklilik gösteren döngüler, yaşantıların şiddetinden değil, davranışı düzenleyen temel donanım modüllerinin devre dışı kalmasından kaynaklanır.
TRAVMA MERKEZLİ YAKLAŞIMLARIN SINIRLARI
Travma, insan psikolojisinde önemli bir etken olmakla birlikte, merkezî açıklayıcı konuma yerleştirildiğinde bazı yapısal sorunlar doğurur. İlk olarak, travma kavramı genişledikçe, hemen her davranış örüntüsü travma referanslı olarak açıklanabilir hale gelir. Bu durum, nedenselliğin belirsizleşmesine yol açar.
İkinci olarak, travma merkezli modeller bireyi çoğunlukla pasif bir konuma yerleştirir; birey, geçmişin taşıyıcısı olarak ele alınır. Üçüncü olarak ise çözüm süreci, her bir yaşantının tek tek ele alınmasını gerektiren uzun ve belirsiz bir zaman dilimine yayılır.
Bu tez, travmayı dışlamadan ancak merkezden çekerek, davranışın yapısal belirleyicilerine odaklanmayı önermektedir.
İNSAN SİSTEMİNE İLİŞKİN YAPISAL BİR VARSAYIM
Bu çalışmada insan biyolojisi, bozulmaya yatkın bir yapı olarak değil, doğru çalışmak üzere evrimleşmiş bir sistem olarak ele alınmaktadır. Sistem bozulmaz; ancak belirli koşullarda kendini korumaya yönelik olarak bazı işlevlere erişimi kısıtlar.
Bu yaklaşım, insan davranışını patoloji merkezli bir okumadan çıkararak, işlevsel erişim kavramı üzerinden yeniden tanımlar. Bu bağlamda sorun, insanın ne yaşadığı değil; yaşadığını hangi içsel modüllerle işlediğidir.
TEMEL DONANIM MODELİ
Bu tez kapsamında “temel donanım”, insan davranışını mümkün kılan, öğrenilmeden var olan ve tamamen ortadan kalkmayan çekirdek işlevleri ifade eder. Çalışmada altı temel donanım modülü tanımlanmıştır:
İrade: Dürtü ile davranış arasına mesafe koyabilme kapasitesi.
Ego (Benlik Sınırı): Ben ile öteki arasındaki ayrımı sürdürebilme yetisi.
Vicdan: Davranışın başkası üzerindeki etkisini algılayabilme kapasitesi.
Gerçeklik Testi: İçsel algılar ile dış gerçekliği ayırt edebilme yetisi.
Sorumluluk Modülü: Etkinin kaynağını bireyin kendi alanında konumlandırabilme kapasitesi.
Regülasyon Yetisi: Duygusal ve fizyolojik uyarılma düzeyini dengeye geri getirebilme becerisi.
Bu modüller birlikte çalıştığında, davranış esnek, uyumlu ve sınırları belirgin bir yapı sergiler.